Konarı gölleri ile anlatılmak istenen göller 3 tanedir. Bunlardan  büyük göl , mavi göl veya dipsiz göl olarak da tanınmaktadır. Bu göle ait bir efsane anlatılmaktadır. Bu efsane şöyledir.

Vaktiyle bu bölgede beyler yaşardı. Bey oğulları bey kızları vardı. Kimi ata biner, kimi oyalı yazması, kınalı elleri, ile koyun otlatır sürüsünü güderdi.

İşte bu beylerden Yörük beyinin oğlu Konarı beyinin kızına sevdalandı. Buluşma yeri olarak Büyük gölün olduğu yer seçilmiştir. Vurgundular sevdalıydılar. Duygularını sevdalarını büyüklerine anlattılar. Bey oğlunun derdine çare arandı. Aracılar kondu. Bey kızı istendi. Bey kızımı vermem de vermem diye tutturdu. Yörüklerde adettir. ‘’Yabana kız verilmez, yabandan kız alınmaz.’’  Konarı beyi dedi ki; ‘’ göçerlere kız vermem alıp kızımı gider komaz  bir daha yanımda’’

Aşıklar yalvardı, yaşlılar yalvardı. Ne hatır kar etti ne de başka bir şey. Göçme vakti gelmiş göç kalkacak, beyin oğlu göçerin başında olması gerek. Bakarlar ki beyin oğlu yok yağız at huysuzlanır. Göç kervanından bazıları ayrılarak aramaya çıkarlar bey oğlunu. Bu arada beyin kızının da olmadığı anlaşılır. Aramaya çıkar iki tarafta… Tek bir çoban bilir aşıkların yerini o söyler beylere ola ki buluşma yerindedirler. Gölde o zamanlar bu günkü gibi değil. İki ayrı kaynak çıkar biri sıcak biri soğuk…

Gelirler gölün başına görürler al yazmayı anlarlar iki aşık canlarına kıymıştır. Suyun içine atmışlardır kendilerini. İki tarafta dolanarak suyun çevresinde göz yaşı dökerler. Göz yaşları göl olur.

 

 

Çırpınarak iki ördek kalkar gölden. Biri yeşilbaş biri beyaz ve kanat çırparak uzaklaşırlar ağlayanların bakışları arasında. Göç kervanındakiler görür kervanın önünde uçan iki ördeği,sanki yol göstermektedirler onlara bizi takip edin dercesine…

İki sevdalı iki ördek olup uçtu. O günden sonra her göç mevsiminde iki ördek peydah olur bu gölde. Nazlı salınımları ile dolanır, dolanır yüzer, sevdalarını söylerler kendi dillerince. Uçarlar birlikte aynı yöne kayıp giden göç kervanına yol gösterircesine…

Bu bir efsane. Bu suyun çıktığı yere  1945-1946 yılları arasında beton atılarak gölün şekli ortaya çıkarılmış, koruma altına alınmıştır. Ayrıca yine bu yıllarda İngiltere’den motopomp getirilerek kurulmuş köyün su ihtiyacı karşılanmıştır. Konarı Köyü yıllarca içme suyu için hiçbir para ödememiştir. Bu motorun özelliği su basıncı ile çalışıyor olmasıdır. .(elektrik ve yakıt kullanılmaksızın çalışmaktadır.) Su uzun yıllar 1 km uzaklık ve rakımca yüksek olan Konarı köyüne pompalanmıştır. Fakat akvaryum balığının atılması sonucu göl pislenmiş ve doğal olarak pompalama işlemi kesilmek zorunda kalmıştır. İşin ilginç yanı şimdiye kadar hiçbir kurumun bu balıkları yok edememesidir.

Gölün bir diğer özelliği ise su sıcaklığının yaz kış 20-24 santigrat derece olmasıdır. Ayrıca sudaki oksijen miktarı çok düşüktür. Gölde efsanede anlatıldığı gibi iki su kaynağı bulanmaktadır. Biri sıcak biri soğuk.   Yıllarca atıl durumda olan gölümüz hem köye gelir getirmesi hem de turizme kazandırılması amacıyla  2004 yılı içinde 10 yıllık bir süre için iBRAHİM ÖZAYDIN’a kiraya verilmiştir.